KİBARİYE’NİN YÜREK BURKAN HİKAYESİ | Babam Beni Kemerle Döverdi. Roman Kimliği Yüzünden Hor Görüldü
Автор: MegaStory
Загружено: 2025-07-09
Просмотров: 1488
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @megastory42
#Kibariye #İbrahimTatlıses #Arabesk #Magazin #Ünlüler #HayatHikayeleri #kimdir #TrendNoktası #sefo #semincek #lvlc5 #eypio #tarkan
Kimi hayatlar sessiz başlar, ama sonunda öyle bir sesle yankılanır ki zamanın içinden geçerek kalplerde taht kurar. Kibariye’nin hikâyesi de işte tam olarak böyle bir yolculuktur. İzmir’in fakir sokaklarında, yoksulluğun sarıp sarmaladığı bir evde başladı onun masalı. Henüz çocukken ekmekle değil, ezgiyle doydu; yoksulluğun sofrasında umut yerine şarkı söylemeyi öğrendi. dayağın, ayrımcılığın ve dışlanmanın gölgesinde büyüdü.
Bir Roman kızıydı ama söylendiği gibi “kara kuru” değil, kocaman yürekliydi. Gerçek adıyla Bahriye Tokmak, bildiğimiz adıyla: Kibariye.
10 Ağustos 1960’ta Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Kapaklıköy’de dünyaya geldi. Ailenin ilk çocuğuydu. Annesi Makbule ve babası Doğan Tokmak henüz resmi nikâh yapmamıştı. Bu nedenle nüfus kaydı bir yıl geriden gelerek 1959 olarak kayıtlara geçti.
Babasının ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağladığı Tokmak ailesi büyük bir yoksullukla mücadele ediyordu. Sekiz kardeşin bir arada yaşadığı kalabalık evde hepsi tek bir kilim üzerinde yatıyordu. Geçim sıkıntısı Kibariye’nin eğitim hayatına da engel oldu; okula hiç başlayamadı. Bir zamanlar imza atmayı bilmeyen Kibariye, yıllar sonra bir televizyon programında okuma yazma öğrendi. Bunu da gizlemedi, utanmadı, tersine gururla anlattı. Çünkü o hayatın her yönünü halkla paylaşan, maskesiz bir kadındı.Ancak müzikle çok erken yaşta tanıştı. Annesi düğünlerde darbuka çalarken o da yanında oturur, şarkılar söylerdi.
Kibariye’nin annesiyle bağı her zaman güçlüydü. Ancak babasıyla ilişkisi oldukça sancılıydı. Sık sık şiddete maruz kaldığını söyleyen Kibariye, yıllar sonra o günleri şu sözlerle anlatmıştı:
“Annemi alıp göğsümün içinde saklayabilirim. O derece seviyorum. Kardeşlerimi de öyle… Ama babam beni çok dövdü. Kemerle sırtıma vururdu. Babamı da, annemi de çok seviyorum. Ama dayaklardan dolayı aramıza soğukluk girdi. Çocuğumu hayatta vurmadım, bağırmadım. Çünkü ben çok çektim. Ben huzurlu ve mutlu değildim…”
Henüz çocuk yaşta sahneyle tanışan Kibariye, Akhisar’daki bir meyhanede şarkı söylemeye başladı. 12 yaşına geldiğinde bir arkadaşının yönlendirmesiyle İzmir'deki bir palyona gitti. Ancak orada da dış görünüşü nedeniyle reddedildi. Mekân sahipleri onun sesini dahi dinlemeden sadece fiziksel görüntüsüne bakarak sahneye çıkmasını uygun görmediler.
Yaşadıklarını şu sözlerle anlatmıştı:
“Önce beni çirkin buldular. ‘Güzel bir kadın değil, bunu sahneye almayız. Sahne arkasında okutalım’ dediler. Bu benim çok gücüme gitti. Chucky miyim ben? Allah kimseyi çirkin yaratmaz…”
Yıl 1974’tü. Kibariye aynı mekâna bu kez makyaj yapıp peruk takarak geri döndü. Nihayet sahneye çıkmayı başardı. Ancak şarkı sırasında peruğu düşünce salonda alaycı kahkahalar yükseldi. Buna rağmen şarkısını tamamladı ve aldığı büyük alkışlarla orada kalıcı olmayı başardı. İlk kazandığı 150 lirayla annesine iki şalvar aldı. O andan itibaren ailenin geçim yükü tamamen Kibariye’nin omuzlarına yüklenmişti.
Çok küçük yaşta sahne dünyasına adım atan Kibariye, bu dönemde pek çok zorlukla karşılaştı. Kendinden yaşça büyük erkeklerin ilgisi ve taciziyle mücadele etti. Yaşadığı bir olayı yıllar sonra şöyle anlatıyordu:
“Seneler önce Muğla’da çocuğun biri bana aşık olmuş. Saldırmaya kalktı. Gömleğimin düğmelerini koparmıştı. Çok korkmuştum. O zaman 13 yaşındaydım. Bir gün cacığımın içine uyku hapı atılmıştı. Düğmelerim falan yırtılmış… Zeyn Abla beni kurtardı. Annemlere mektup yazdım, geldiler beni aldılar. O çocuk bana âşıktı ama ben o yaşta aileme bakmak için çalışıyordum…”
İzmir pavyonlarında geçen birkaç yılın ardından Kibariye, İzmir Fuarı’nda ünlü sanatçılara uvertürlük yapmaya başladı. Bu sırada onu dinleyen Muzaffer Özpınar ve Sezen Aksu yeteneğini fark etti. İstanbul’daki Stardust Gazinosu’nun sahibiyle tanıştırdılar. Bu teklif onun hayatında yepyeni bir sayfa açtı.
İstanbul’a taşındığında Seda Sayan’la birlikte Levent’te küçük bir bodrum katı kiraladılar. Kibariye, Stardust sahnesinde izleyiciyle buluştuğunda artık gazinonun as solisti olmuştu. Her sahne için 25.000 lira kazanmaya başlamıştı. Kısa sürede güçlü sesi, yorum kabiliyeti ve en önemlisi samimiyetiyle medyanın dikkatini çekti.
Başarısına rağmen Kibariye sahnede bile ayrımcılığa uğramaya devam etti. Özellikle Roman kimliği nedeniyle aşağılandığını yıllar sonra şu sözlerle dile getirmişti:
“Hiçbir zaman Romanlığımdan utanmadım. Ama çok yadırgandım. Stardust’ta anamı ağlattılar. ‘Aman bırak bu pis çingeneyi!’ diye hitap ediyorlardı bana…”
Sahneye çıkıp milyonlara sesini duyurmasına rağmen Kibariye temel eğitimden bile mahrum kalmıştı. Okuma yazma bilmiyor, imza bile atamıyordu. Bu konuda ona en çok destek olan kişi, yakın arkadaşı Seda Sayan’dı. Hayatın her alanında hor görülüyor, dışlanıyordu.
#kimdir #HayatHikayeleri #kibariye
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: