TÂCÜDDÎN ZÂKİR (Abdülvehhâb-ı Mısrî)
Автор: VEL ASR
Загружено: 2025-12-13
Просмотров: 178
Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve Mısır’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi, Abdülvehhâb bin Ahmed bin Muhammed bin Abdullah bin İbrâhim’dir. Lakabı Tâcüddîn’dir. Künyesi Ebû Nasr olan Abdülvehhâb bin Ahmed, İbn-i Arabşâh diye meşhûr olmuştur. 813 (m. 1410) senesinde Türkistan’da bulunan Hâc-ı Tarhân’da doğdu. 922 (m, 1516) senesinde Mısır’da vefât etti. Bâb-ı Züveyle dışında, kendi dergâhı bahçesine defnedildi.
Abdülvehhâb-ı Mısrî, daha küçük yaşta iken babasıyla birlikte Tokat’a, sonra Haleb ve Şam’a gitti. Kur’ân-ı kerîmi okudu ve diğer ilimleri tahsil etti. Arabî ilimleri, fıkıh ilmini ve başka ilimleri babasından okudu. Babasının, Kâdı Şîhâbüddîn bin Habâl’dan okuduğu esnada, Sahîh-i Müslim’i dinledi. İbn-i Hacer el-Askalânî’den hadîs-i şerîf dinledi. Alâüddîn es-Sayrafi, el-Mahyavî gibi zâtlar ondan ilim öğrendiler. 850 (m. 1446) senesinde, babasının sağlığında hac ibâdetini yerine getirdi. Ferâiz ilmini Şam’da Şihâbüddîn Ahmed el-Hımsî’den öğrendi ve bu ilimde özel ihtisas sahibi oldu. Şerîf bin Emîr’den güzel yazı yazmayı öğrendi. Sofiyye’den Şeyh Nûreddîn bin Halîl ile karşılaşıp, ona talebe oldu, ondan feyz alıp yükseldi. Bu arada Şeyh Takıyyüddîn Abdürrahîm el-Evkâcî’nin de sohbetlerine devam edip, ondan; Sahîh-i Buhârî, Şifâ, Avârif-ül-Meârif adlı eserleri okuyup, ma’nevî feyz aldı.
Dımeşk’da ve Kâhire’de bir müddet kadı vekîlliği yaptıktan sonra, 884 (m. 1479) senesinde Dımeşk’a kadı olarak ta’yin edildi. Kendisini çekemiyenlerin birçok şikâyetlerinden dolayı, Dımeşk’dan ayrılıp Kâhire’ye geldi Sargatr mışıyye “Medresesi müderrisi Selâhuddîn et-Trablûsî’den boşalan fıkıh müderrisliğine ta’yin edildi ve oraya yerleşti. Yaşadığı beldenin insanları ona çok ikram ve lütufda bulundular. Zamanla cemâati çoğaldı. Gidip gelenlerle, onun sohbet meclisi dolup taşardı. Vefât edinceye kadar Sargatmışiyye müderrisliğine ve orada bulunanlara va’z ve nasihat etmeye, insanları hak yola da’vet etmeye devam etti.
Abdülvehhâb-ı Mısrî; âlim, fâzıl, vekar sahibi, kadılık görevinde çok dikkatli, âbid bir zât idi. Dâima abdestli bulunurdu. Yüzü, kalbinden taşıp gelen nûrlarla parlardı. Kendisini ahlâkî güzelliklerle bezemişti. Allahü teâlânın sevgili bir kuluydu. Yürüyenlerin ayak sesi duyulmasın diye, dergâhını siyah keçe ile döşemişti. Bu husûsu merak edip sormak isteyenlere şöyle derdi: “Dervişlerin yeri Hakkın huzûrudur. Orada ne yüksek bir ses duyulmalı, ne de çok sesli bir hareket olmalıdır.”
Çok talebe yetiştirdi. Talebeleri son derece olgun ve nûr yüzlüydüler. Avvâm ve havvâs arasında onun üstünlüğünü kabûl etmeyen yok gibiydi. Sultanların ve vâlilerin yanında ne gibi bir arzusu olursa olsun, mutlaka yerine getirirlerdi.
Tâcüddîn Zâkir hazretlerinin birçok kerâmetleri ve ma’nevî hâlleri vardır. Onun bu hâl ve kerâmetlerini, İmâm-ı Şa’rânî hazretleri anlatırken buyuruyor ki: Tâcüddîn Zâkir’in hizmetçisi Abdülbasît Tehavî anlatır: Bir abdestle yedigün kaldığı olurdu. Ömrünün sonuna yakın, bir abdestle onbir gün kaldığı çok görülürdü.
Kanala Abone Olmak İçin Tıklayın: / @velasr_otyam
Kesinlikle izlemeniz gereken video albümlerim!
RESULULLAH’ın (SAV )HUTBELERİ VİDEOLARI ► https://bit.ly/3n19gDL
M. ESAD ERBİLİ HZ. MEKTUPLARI VİDEOLARI ► https://bit.ly/3cPoSWf
MAHMUD SAMİ RAMAZANOĞLU HZ. VİDEOLARI ► https://bit.ly/36n3ZjZ
HAYATIN BÜTÜN EVRELERİNİ ANLATAN VİDEOLAR ► https://bit.ly/3l53KOR
EN ÇOK MERAK EDİLEN SORU VİDEOLARI ► https://bit.ly/2HBAYXq
ABDÜLKADİR GEYLANİ HZ. NASİHATLERİ VİDEOLARI ► https://bit.ly/33hoYD3
EVLİYALAR ANSİKLOPEDİSİ VİDEOLARI ► https://bit.ly/2GcfiRh
BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ Ö.N.BİLMEN VİDEOLARI ► https://bit.ly/36fhjXL
Kardeşler Selamün Aleyküm. Çanakkale bütün Müslümanların hep beraber yaptıkları son savunmadır. İslam birliğinin son savaşıdır. Yemen’den Kosova’ya birçok ırk aynı gaye için Çanakkale’ye gelmişler, omuz omuza savaşmışlar ve yan yana şehit düşmüşlerdir. Yalnız onlar mı? Onlardan önce yüzyıllar boyunca sayısını bilmediğimiz (bunların arasında şüphesiz sizinde aile büyüklerinizde var) milyonlarca müslüman Allâh Rasûlü -aleyhissalâtü vesselâm-’ın getirdiği İslâm dînini, yani tevhîd temelleri üzerine Hak tarafından gönderilmiş bir dîn-i mübîni canı pahasına koruyup kollamışlardır. Efendimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tebliğ ettiği ilmi, günümüz mülahazaları ile bozulmamış kaynaklardan sizlerle beraber bende öğrenmek için gayret ediyorum. "Bizi de duadan unutma.Kardeşim!" Vel Asr https://bit.ly/2GmfIo9
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: