HADİD (DEMİR) SÜRESİNİN OLAĞANÜSTÜ ŞİFRELERİ FAZİLETLERİ VE SIRLARI. DÜNYADA DEMİR YOK MU
Автор: SIRLARIN MERKEZİ
Загружено: 2022-07-01
Просмотров: 14069
#hadid #hadidsüresi #demir #kuranıkerim #kuranmucizeleri Demir, Kur’an’da kendisine dikkat çekilen elementlerden biridir. Hatta bir sureye “Hadid” ismi verilmiştir ki, “demir” manasına gelmektedir.
Hadid suresinin 25. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulmuştur:
“Biz demiri indirdik ki, onda çetin bir sertlik ve insanlar için faydalar vardır.” (Hadid Suresi 25)
Ayet-i kerimede, demirin oluşumu için kullanılan “enzelna” tabiri, “Biz indirdik” manasına gelmektedir. Hâlbuki bizim bildiğimiz şey, demirin yer altından çıkarılmasıdır. Yani bize göre, “Demiri indirdik.” yerine “Demiri çıkarttık.” denilmeliydi. Ancak durum hiç de öyle değildir. Ayet-i kerimedeki “indirdik” tabiriyle çok önemli bir bilimsel mucizeye dikkat çekilmiştir.
Şöyle ki: Demir madeninin oluşabilmesi için bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. İhtiyaç duyulan bu sıcaklık, Dünya’da olmadığı gibi Güneş’te de mevcut değildir. Güneş’in 6000 santigratlık bir yüzey ısısı ve 15 milyon santigratlık bir çekirdek ısısı vardır. Bu ise demirin oluşumu için yeterli bir sıcaklık değildir. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz hale gelir ve patlar. Demirin uzaya dağılması da işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur. Bütün astronomik bulgular, Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.
sayısal değerine baksak, bu da 26’dır. 26 sayısı ise demirin atom numarasıdır. Yani “El-hadid” olarak baktığımızda sayısal değeri 57 oluyor. Bu, Hadid suresinin Kur’an’daki sıra numarasıdır. “Hadid” olarak baktığımızda ise sayısal değeri 26 oluyor. Bu da demir atomunun numarasıdır.
Şimdi insaf ile düşünelim: 1400 sene evvel, bilimin ve tekniğin isminin bile olmadığı bir asırda, çölde yaşayan ve okuma-yazma bilmeyen bir beşerin, demirin gökten indirildiğini ve onda çok faydaların olduğunu bilmesi; ve bunu bir kitaba yazdırırken de belirttiğimiz rakamsal uygunlukları gözetmesi hiç mümkün müdür? Hangi akıl sahibi bunu kabul eder? Ve bunu kabul edene akıllı denilir mi?
Hal böyle iken Kur’an’a beşer kelamı demek, Dünya’yı aydınlatan Güneş’e gözünü kapamak gibi bir hezeyandır. Gözünü kapayan sadece kendine gece yapar. Bizi gecede bırakmayan ve Kur’an’ın nuruyla gecemizi gündüz yapan Rabbimize sonsuz hamdü sena olsun!
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: