Emre Cemil Ayvalı: "CHP, Suriye'deki değişimi okuyamıyor. Erdoğan düşmanlığı gözlerini kör etmiş"
Автор: Emre Cemil Ayvalı
Загружено: 2026-01-24
Просмотров: 12
#EmreCemilAyvalı #Suriye #CHP
Program: Domino Taşı / Kanal 3
Tarih: 25 Aralık 2024
Moderatör: Selim Bakal
Konuklar: Emre Cemil Ayvalı, Murat Yılmaz
• Karşımızda Suriye’ye dair derinlikli bir politikası, bir vizyonu veya perspektifi olmayan, tamamen panikle hareket eden ve günübirlik reaksiyonlar gösteren bir CHP var. Bu reaksiyoner tutum olayların akışını hiç öngöremedikleri için onları her geçen gün daha fazla köşeye sıkıştırıyor.
• CHP ne zaman bir iddiada bulunsa akşamına uluslararası arenadan tam tersi bir cevap geliyor; Özel "Erdoğan’ın dünyadan haberi yok, Suriye’de ne başarısı var?" derken, aynı gün Trump "Suriye’nin anahtarı Türkiye’de" diyor.
• CHP içlerindeki tutarsızlık da artık saklanamaz bir boyuta ulaştı. İlhan Uzgel "Esad’a kızdınız diye Halep’i mi almanız lazımdı?" gibi absürt bir çıkış yaparken, parti sözcüleri Deniz Yücel "Yurtta sulh cihanda sulh" diyerek adeta Ortadoğu’yu bu barış vizyonunun dışında bırakmak gibi çelişkili bir yaklaşım sergiliyor.
• 911 kilometre sınır hattımız olan, demografik olarak iç içe geçtiğimiz ve ortak tarihe sahip olduğumuz coğrafyayı "Ortadoğu bataklığı" diyerek tamamen reddetmek, oraya bakmamamız gerektiğini savunmak büyük tembelliktir. Kendi güvenliğimizin oradan geçtiği gerçeğini görmezden gelmek de siyaseten hiçbir rasyonaliteye sığmıyor.
• Eskiden CHP’nin bu meseleleri sadece ideolojik veya mezhepsel bir pencereden değerlendirdiğini düşünürdüm ama artık durumun daha vahim olduğunu, meseleyi tamamen boşvermişlik ve muazzam bir akıl tutulmasıyla ele aldıklarını görmeye başladım; bu da haliyle vatandaş nezdinde "bunlar sınır güvenliğini bile sağlayamaz" algısını güçlendiriyor.
• CHP’nin bu duruma düşmesinin asıl nedeninin, Erdoğan karşıtlığının artık kronik bir rahatsızlığa ve nefrete dönüşmesi olduğuna inanıyorum; o kadar Erdoğan üzerinden tez geliştirmeye alıştılar ki, meselelere kendi fikir bağlamlarında yaklaşamıyorlar ve Erdoğan ne diyorsa sırf onun tersini söylemek için hareket ediyorlar. Bu hastalıklı yaklaşım onları DEM partisiyle olan ilişkilerinde bir "vagon" haline getirdi; sırf onları küstürmemek ve Erdoğan karşıtı bloğu korumak adına tezkerelere bile hayır dediler. Türkiye’yi "işgalci" gibi gösteren yaklaşımlara sessiz kaldılar. Hatta terörle bağı olan isimlere bile sahip çıktılar.
• Zamanında Azerbaycan’da ve Doğu Akdeniz’de Ünal Çeviköz’ün yaptığı gibi, bugün de Suriye meselesinde dış dünyaya adeta "siyasi mühimmat" taşıyorlar; Türkiye’yi "yayılmacı" veya "neo-Osmanlıcı" gibi yaftalarla karalamaya çalışanlara malzeme vererek, demokratik bir Suriye’nin kurulmasını ve bizim orayla sağlıklı bir ilişki geliştirmemizi şimdiden dinamitlemeye çalışıyorlar.
• Milli çıkarlarımızı bir kenara bırakıp sadece İsrail’e, Amerika’ya, İran’a karşı suskun kalıp Türkiye’nin operasyonlarını eleştirmek kabul edilebilir bir durum değildir; oysa bir muhalefet partisinin "biz bu sürece nasıl katkı sunarız" demesi gerekir.
• Bizim son 15 yıldır yürüttüğümüz Muhacir-Ensar siyaseti, sadece bir insani yardım değil, bugün Suriye’nin yeniden inşasında görev alan ve Türkiye’deki üniversitelerden mezun olmuş kadrolarla kurduğumuz o köklü bağın ve ahlaki üstünlüğün temelidir; CHP ise bu birikimi ve katma değeri görmeyecek kadar siyasi akıldan yoksun davranıyor.
• Dünya bugün Suriye’yi sadece güvenlik değil, enerjinin lojistiğinden tutun Doğu Akdeniz’deki trilyonlarca metreküp doğalgaz rezervine kadar devasa ekonomik çıkarlar ekseninde konuşuyor. Avrupa Birliği bile zamanında Erdoğan karşıtlığından adeta kafayı yemiş bir haldeyken, bugün kendi enerji ve güvenlik çıkarları için Türkiye ile sıcak ilişkiler geliştirmeye çalışıyo. Yunanistan bile söylemini yumuşatıyor. CHP’nin bu gerçekliği görememesi ve rasyonel bir dünya okuması yapamaması gerçekten üzücü.
• Normalleşmek istediklerini söylüyorlar ama buna yönelik bir adım bile atamıyorlar. Çünkü kendi içlerindeki militanlaşmış yapılar, gazeteciler ve akademisyenler bu dönüşümün önündeki en büyük engeli oluşturuyor.
• Türker Ertürk gibi isimlerin Esad’ın zulmetmediğini iddia etmesi, bu yapının ne kadar marjinalleştiğini, gerçeklikten ne kadar koptuğunu da gösteriyor.
• Türkiye’nin Suriye ve bölge üzerindeki devasa rolünü tüm dünya kabul etmiş ve buna göre pozisyon alıyorken; CHP'nin Erdoğan düşmanlığı üzerinden milli çıkarlarımızı reddetmesi, onları hem siyaseten hem de ahlaken boşa düşürüyor.
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: