100 Yıl Uyutulup Diriltilen Peygamber Kimdir?
Автор: Söz Vatandaşta
Загружено: 2024-11-17
Просмотров: 34289
Hz. Üzeyir a.s, İsrailoğulları peygamberlerinden bir peygamber olup, Harun a.s neslinden gelmektedir. ismi şerifleri Kuran-ı Kerim’de sadece Tevbe Suresinin 30. ayet-i kerimesinde geçmekte olup, Bakara suresinde ise bir menkıbesine işaret edilmiştir. O dönemde israiloğullarının bir kısmı baştan başa katliama maruz bırakılmış, bir kısmı Şam’da iskan etmiş, bir kısmı ise esir edilip götürülmüşlerdir. Üzeyir Peygamber de bu esirler arasında iken daha sonra kurtulmuş kendisine peygamberlik verildikten sonra ise vefat edinceye kadar kavminin ıslahı ile meşgul olmuştur. Nübüvvetiyle insanlara hak şahidi olması hakıki ve mutlak bilginin şuhudi olarak zevkine ermesi için Allah’u teala ona yeniden dirilmenin keyfiyetini fiili olarak göstermiştir. Şöyleki; Üzeyir a.s azığını almış ve eşeğine binmiş, giderken bir kasaba yıkıntısına uğramıştır. Ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır.
“veya çatıları çöküp altı üstüne gelmiş ıssız bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi (Bakara 259), O bayındır binaların tavanları çöküp inmiş altında duvarlar onların üzerine yıkılmıştı Bağlarına bahçelerine rağmen harap olmuş, enkaz haline gelmiş, orada oturanlardan kimse kalmamıştır. Virane kasabayı uzaktan seyreden ve orada konaklayan Üzeyir a.s Allah’u Tealanın o yeri bir daha nasıl mamur hale getireceği, bu şekilde ölenlerin nasıl dirileceği hususunda düşünceye daldı ve tefekkür haller içinde “Allah bunu bu ölümden sonra nasıl diriltecek”? dedi (Bakara 259) Böyle bir düşünce, böyle bir sual, bir peygamberin insanların dirilişi hakkında şüpheye düştüğü manasına gelmez, ancak diğer enbiya-i izam gibi hakıkati kendi gözüyle görmek istemesi, kalbinin mutmain olması arzusundan doğmuştur. O anda uykusu geldi ve yattı. Uykuda iken ruhu kabzoldu. Allah’u Teala ona bazı hakikatleri aynel yakin göstermek için bir asır sürecek bir ölümle karşılaştırdı
Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor.
“Bunun üzerine Allah onu 100 sene ölü bıraktı, sonra diriltti (Bakara 259)
Onun bu muvakkat ölümünden sonra geçen 100 yıl içinde İsrailoğulları zamanla oraya geri döndüler, o belde yeniden imar edildi. Üzeyir a.s bu değişimlerden hiç haberi olmadı. Allah, ona hayat namına hiçbir şey tattırmadı. Bir uykuya dalmış, o uykusunda öylece kalmıştı. 100 sene ölüm uykusunda kaldıktan sonra tekrar kendisine hayat verildi.
Allah, “Ne kadar kaldın diye sordu”, (Bakara259) Günün başında ölmüş bulunan Üzeyir, bir asır sonunda günün sonuna doğru dirilmişti. Güneşin hala durduğunu görünce aynı günün güneşi olduğunu tahmin ederek uykudan uyanırcasına “bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldım dedi” (Bakara 259),
Allah, bunun üzerine ona “hayır 100 sene kaldın buyurdu”, Beraberinde taşıdığı yiyeceğk ve içecekleri emri ilahiyle hiç bozulmamış, taptaze duruyordu, eşeği ise çürümüş sadece kemikleri kalmıştır. Üzeyir a.s, “Eğer 100 sene ölü olarak kalmış olsaydım, ellerim çürür, kemiklerim dağılırdı” şeklinde gönlüne her hangi bir duygu gelmemesi içinde şöyle buyurdu:
“Yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış”, bakınca gerçekten öyle olduğunu gördü, Allah c.c, devamla “hele eşeğine bak buyurdu”, Üzeyir a.s, eşeğin kemikleri sağında ve solunda dağılmış, onları görünce durumu anladı, Allah, Üzeyir a.s vasıtasıyla öldürme ve diriltme kudretini bütün beşeriyete göstermeyi murad etmişti. Ayet-i kerimesinde buyuruyorki, “seni insanlar için kudretimize bir işaret kılalım diye 100 sene ölü olarak tuttuk, sonra dirilttik” (Bakara 259),
Abdullah ibn. Abbas (r.a) rivayete göre; ÜZeyir a.s diriltilen merkebine bindiği gibi mahallesine geldiğinde hiç bir yeri ve kimseyi tanıyamadı. tahmin üzere vardığı bir evin kenarında evvelce kendilerinin cariyesi olan ancak o an için tanıyamadığı 120 yaşlarında bir nineye rastladı. İhtiyar kadın hem kör hemde kötürüm idi. Üzeyir a.s) nineye, burası Üzeyirin ev mi diye sorunda, o ağlamaya başlayarak 100 sene oldu üzeyiri kabettiğim şunca yıldı adını anan bile duymadık dedi.
Üzeyir a.s, ona: “işte ben üzeyir, Allah beni 100 sene ölü sakladıktan sonra tekrar diriltti deyince, yaşlı kadın “Üzeyir’in duası makbul birisi idi o halde dua et, Allah, şu benim görmeyen gözlerimi görür kılsın dedi. Hz. Üzeyir’in duası üzerine gözleri açılan kadın, Hz. ÜZeyir’i tanıdı. Üzeyir’in elinden tutup Allah’ın izniyle kalk deyince oturduğu yerden kalktı ve İsrailoğulları’nın meclisine gitti. Oraya varınca kadın olanı biteni anlattı. Meclistekiler inanmak istemediler. Meclistekilerinden biri ben Üzeyir’in oğluyum, babamın sırtında, kürek kemiklerinin arasında hilal şeklinde bir beni var dedi. Bu işareti görünce babasını tanıdı ve ona kaybolan Tevrat’ı sordular ve tekrar yazdırmasını istediler, Hz. Üzeyir, ezberinden tekrar yazdırttı. sonra aslı ile karşılaştırdıklarında her harfin doğru olduğunu görünce. (haşa) Hz. Üzeyir, Allah’ın oğludur dediler…
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: