Karib Bozkurt Dede - Bin bir ismin sâhibisin, yâ Gaffâr (semâ')
Автор: Cenab-ı Haydar Kulu
Загружено: 2024-09-08
Просмотров: 1457
Hacı Kureyş evlâdı, Adıyamanlı Karib Bozkurt dedemizin güzîde sesiyle bir cem’ âyini esnâsında terennüm ettiği semâ’ nefesi:
Bin bir ismin sâhibisin, yâ Gaffâr
Bin bir ismin sâhibine bağışla, Allâh
Hem ‘azîmsin hem cömertsin, yâ Cebbâr
Ol ‘Azîm ismine bağışla, Allâh
Şems ü Kamer döner arşın yüzünde
Meleklerin secde eder özünde
Kuldur eksik noksân olur sözünde
Ol arş-ı âlâya bağışla, Allâh
(Medet Allâh, yâ Muhammed, yâ ‘Alî
Bizi katarından mahrûm eyleme
Yetiş cârımıza Muhammed Mustafâ
Bizi dîvânından eyleme cüdâ)
Evel Âdem Havvâ düştü firkata
Âdem’den nûr indi süzüldü Şît’e
Biz kuluz işleriz her dâim hatâ
Hâtemü’l-Enbiyâ’ya bağışla, Allâh
Derd verdin Eyyûb’e, dermân sen oldun
Yûnus gibi bahr ü ummâna daldın
İncil, Tevrât, Zebûr, Kur’ân sen oldun
Doksan bin kelâma bağışla, Allâh
İdrîs’e mekân eyledin Cennet
Nûh’a tufânında sen verdin necât
Kabûl kıl niyâzım, el-emân mürüvvet
Hûd ile Lut'a bağışla, Allâh
Nemrud’la Halîl’i attırdın nâra
Lutf eyleyip nârı çevirdin nûra
Sehâvet bağından gönderdin câra
İsmâ’îl’i kurbâna bağışla, Allâh
Dâvûd dizin örs eyledi bir zamân
İns ü cinne hükmeyledi Süleymân
Nice bin dertliye dermân eyleyen
Lukmân ü Üzeyr'e bağışla, Allâh
Mûsâ, İlyâs'dır küllî zâr eden
Hârun nebî özün Hakk’a yâr eden
Bunalmış kullara gelip câr eden
Ol Hızır nebîye bağışla, Allah
Cercîs nebî topraklarda tarandı
Yahyâ nebî al kanlara belendi
Zekeriyâ hızar ile doğrandı
Sedd-i İskender’e bağışla, Allâh
Muhammed Mustafâ bir top nûr geldi
‘Aliyye’l-Murtazâ bir top nûr geldi
Hatîce, Fâtıma ana yâr geldi
Sekîne zârına bağışla, Allâh
Muhammed bir enbiyâ biz de bir gedâ
Hatâ işlemişiz hadden ziyâde
Kerbelâ’da yetmiş iki şühedâ
Hazret-i Hüseyin’e bağışla, Allâh
Câna kâr kaldı Hasan ağusu
Mü’mine farz oldu Hüseyn’in yası
Medet, câra gönder Celâl Abbâs’ı
‘Alî Ekber, Kâsım’a bağışla, Allâh
Yetiş gözü kızıl pîrler sultânı
Zeynü’l-Âbidîn kabûl kıldı zindânı
İmâm Bâkır, Câfer mürüvvet kânı
Kâzım Mûsâ, Rızâ’ya bağışla, Allâh
Takî’ye, Nakî’ye dedim el-emân
Hasanü’l-‘Askerî’ye olsun cânım kurbân
Yetiş Hacı Bektâş, sen eyle dermân
Mehdî-yi Muhammed’e bağışla, Allâh
Sofu olan üç yüz on üç mürseller
Yerde evliyâlar, gökte melekler
“Allâh Allâh” deyin, kabûl olsun dilekler
Sofu sâdıklara bağışla, Allâh
Abdâl Pîr Sultân’ım der “belî”
Çağırırsam Hak, Muhammed, yâ ‘Alî
Evliyâ serdârı Bektâş-ı Velî
On iki İmâma bağışla, Allâh
Güfte: Pîr Sultân Abdâl (XVI. asır)
Muhammed Mustafâ, yâ Şâh-ı Merdân
Aliyye’l-Murtazâ sana sığındım
Hatîcetü’l-Kübrâ, Fâtımatü’z-Zehrâ
Ol Hayrü’n-Nisâ’ sana sığındım
İmâm Hasan için girdim meydâna
Hüseyn-i Kerbelâ sana sığındım
Yürü yürü, kalma geri
Muhammed ‘Alî’ye yürü
Deşt-i Kerbelâ’ya yürü
Hasan Hüseyn’i sevdik
Biz onlara ikrâr vedik
En-el Hak katında durduk
Tâ kâlu belâdan beri
İmâm Hüseyn’den beri
El-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ Muhammedîn ve Âlihi't-tâhirîn
Hâmîş: Pîr Sultân Abdâl erenlere atfedilen bu nefes, bugüne değin neşredilmiş hîc bir kaynak eserde bulunamamıştır. Dolayısıyla şifâhî gelenek yardımıyla bu metin tertîb edilmiştir. Tenkitli bir metni iktibâs edemediğimiz için noksânlık ve hatâ ihtivâ edebilir.
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: