1- Erken Bizans Dönemi MS 324-610 (George Ostrogorsky / Bizans Devleti Tarihi)
Автор: Av. Nihat Baş
Загружено: 2026-01-09
Просмотров: 14
ERKEN BİZANS DEVLETİ: GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ (324–610)
George Ostrogorsky'nin "Bizans Devleti Tarihi" Bağlamında İnceleme
GİRİŞ
Erken Bizans dönemi (M.S. 324–610), imparatorluğun Geç Roma kurumlarından sıyrılarak kendine özgü siyasi, kültürel ve sosyal bir yapıya dönüştüğü kritik bir evredir. Bu çağ; Roma siyasi mefhumları, Helen kültürü ve Hristiyan inancının senteziyle şekillenmiştir. George Ostrogorsky’nin perspektifiyle bu makale, 324’te Konstantinopolis’in kuruluşuyla başlayıp 610’da Heraclius’un tahta çıkışına kadar süren evrimi; otokrasi, göç dalgaları ve dini krizler ekseninde analiz etmeyi amaçlar.
BÖLÜM I: TEMELLERİN ATILMASI VE YENİ YÖNETİM YAPISI (324–476)
Bizans otokrasisinin temelleri, Üçüncü Yüzyıl krizi sonrası Diocletianus ve Büyük Konstantin’in reformlarıyla atılmıştır. Bu süreç, Roma’nın "principate" sisteminden mutlakiyetçi bir bürokrasiye geçişini simgeler.
1. Mutlakiyet ve Bürokratik Yönetim
İmparator, yetkisini Tanrı’dan alan mutlak bir hükümdar kimliği kazanmıştır. Diocletianus’un sivil ve askeri yetkileri ayırma prensibi benimsenmiş; ancak praetorian prefecture Konstantin döneminde tamamen sivil bir makama dönüştürülmüştür. Bürokrasi; illustres, spectabiles ve clarissimi sınıfları etrafında hiyerarşik bir yapıya bürünmüştür.
2. Konstantinopolis ve Hıristiyanlık
324 yılında eski Byzantium üzerine kurulan Konstantinopolis, stratejik konumuyla bin yıl boyunca imparatorluğun kalbi olmuştur. Roma’nın ayrıcalıkları bu yeni başkente taşınırken, şehir hızla Hıristiyan karakteriyle öne çıkmıştır. 313’te Hıristiyanlığın tanınması ve 325’teki İznik Konsili, imparatorun kilise işlerine müdahale geleneğini başlatmıştır.
3. Ekonomi ve Hukuk
Konstantin’in 4.48 gramlık altın parası solidus, yüzyıllar sürecek bir mali istikrar sağlamıştır. Tarımda ise işgücü kaybı nedeniyle köylülerin toprağa bağlandığı colonate sistemi yaygınlaşmıştır. Hukuki alanda, 438 tarihli Codex Theodosianus, Geç Roma hukukunun ilk resmî derlemesi olarak kayda geçmiştir.
BÖLÜM II: GÖÇLER ÇAĞI VE HRİSTOLOJİK TARTIŞMALAR (476–518)
Batı Roma’nın 476’da çöküşüne rağmen Doğu, sağlam ekonomik yapısı sayesinde ayakta kalmıştır. Ancak bu dönem, dışarıda Germen-Slav akınları, içeride ise etnik ve dini krizlerle şekillenmiştir.
1. Germen İstilaları ve İzoryan Sorunu
Leo I, Germen nüfuzunu kırmak için İzoryalıları orduya dahil etmiştir. İzoryalı Zeno’nun tahta geçişi toplumsal huzursuzluk yaratsa da, bu süreç sonunda ordu üzerindeki yabancı etkisi kırılmıştır. Anastasius I döneminde, mali reformlar ve follis sisteminin düzenlenmesiyle devlet hazinesi güçlendirilmiştir.
2. Hristolojik Anlaşmazlıklar
451 Kadıköy Konsili’nin "iki doğa" (dyophysitism) kararı, Mısır ve Suriye’deki Monofizit kitlelerin merkezden kopmasına yol açmıştır. Zeno’nun Henoticon (Birlik Fermanı) girişimi ve Anastasius’un Monofizit eğilimleri, imparatorluğun dini bütünlüğünü sarsan büyük ayaklanmalara neden olmuştur.
BÖLÜM III: JUSTINIANUS DÖNEMİ VE ERKEN BİZANS’IN SONU (518–610)
1. Justinianus’un Restorasyon Çabaları ve Hukuk
I. Justinianus (527–565), Roma’nın evrensel birliğini yeniden kurmayı (restoratio imperii) hedeflemiştir. En kalıcı başarısı, Roma hukukunu sistemleştiren Corpus Juris Civilis külliyatıdır.
DİKKAT: Corpus Juris Civilis Külliyatı Kanun MADDESİ BULUNAMAMIŞTIR, LÜTFEN YAZILI KAYNAKLARINIZA BAKINIZ.
2. Dış Tehditler ve Varlık Mücadelesi
Batı’daki fetihler mali yük getirirken, Balkanlar’da yoğunlaşan Slav ve Avar akınları imparatorluğun etnik yapısını değiştirmiştir. 580’lerde Balkanlar’ın büyük bölümü kontrol dışı kalmıştır.
3. Mauricius ve Eksarhalıklar
Mauricius (582–602), sivil ve askeri idareyi birleştiren Eksarhalık sistemini kurarak gelecekteki Tema teşkilatının temellerini atmıştır. Ancak 602’de Phocas’ın isyanıyla başlayan kaos süreci, 610’da Heraclius’un gelişiyle Erken Bizans dönemini kapatmış ve Orta Çağ Bizans’ını başlatmıştır.
SONUÇ
Erken Bizans Devleti, Roma’nın idari mirasını Helen ve Hıristiyan unsurlarla harmanlayarak hayatta kalmıştır. Justinianus’un ihtişamlı restorasyon denemesi sonrası karşılaşılan Slav göçleri ve Pers savaşları, devleti köklü bir transformasyona zorlamıştır. 610 yılına gelindiğinde, imparatorluk coğrafi olarak daralsa da, sağlam kurumları ve kültürel kimliğiyle Orta Çağ dünyasının en dirençli gücü haline gelmiştir.
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео mp4
-
Информация по загрузке: